Kıraç ,1982´de ilkokul dördüncü sınıftayken öğretmen babasının tahini nedeniyle ailesiyle İstanbul´a geldi ve orta öğrenimini Hasköy Lisesi´nde tamamladı.İstanbul´a uyum sorununu bilinenin tersi yönünde yaşadı:
´´10 yaşıma kadar çok keyifli bir yaşantımız oldu.O zaman öğretmenlere değer veriliyordu,iyi geçiniyorduk.Öğretmen olmak çok önemli bir şeydi,öğretmen çocuğu olmak çokdeğerli bir şeydi.İsatanbul´a iyi eğitim görmüş olarak geldik.
Halk oyunları ,müsamereler,kültürel faaliyetlerle büyüdük.Futbol değil masatenisi ,baskatbol,hentbol oynardık.Ezileceğimizi düşündüğümüz İstanbul´da boşluğa düştük.İstanbul büyük bir köydü bizim için Tabi bunların hepsi sanatçı için besin maddesi.´´
MÜZİK ÖĞRETMENLİĞİ
Liseden sonra Marmara Üniversitesi Atatürk Eğitim fakültesi Müzik Öğretmenliği Bölümüne giren Kıraç.10 yıldır hala mezun olamamış.Hayatını anlatan Deli Düş kitabında da dediği gibi eğitim sisteminin ezberciliği onu sıkıyor ve öğrenciye bir şey öğretilmediğini düşünüyor.
´´Lisedeyken genç kimya öğretmenimiz hepimize zayıf vermişti.Kalkıp ´siz zaytıfsınız´ demiştim.O formülleri ezberleyip geçtik ama sorsanız şimdi hangimiz bilebiliriz.Müzik öğretmenliği bölümünde de bakıyorsunuz bir dersin sınavına okulun mevcudu kadar öğrenci giriyor.Bu bir rezalettir.Herkes geri zekalı tembel mi yani ?Herhangi bir konu tartışıldığında mutlaka ´eğitim´ sorunundan söz ederler.Galatasaray Lisesi´yle Hasköy Lisesi´nin öğrenim seviyesi bir değildir.Birisi sütçünün çocuğudur, birisi galericinin çocuğudur.Aynı yarışa sokuyorlar.´´
DELİ DÜŞ
Kıraç,1994 yılında ilk demo kasetini dinlettiği firma yetkillilerinde olumsuz yanıt alınca ´´Deli Düş´´albümünü kendi olanaklarıla tamamladı.Sonunda TMC firması 1998 ´de Deli Düş´ü yayımlamayı kabul etti.Dinleyici kitlesi giderek genişleyen Kıraç,´´Bir Garip Aşk Bestesi´´,´´Zaman´´albümlerini ikişer yıl arayla yayımladı.Sevilen şarkıları giderek popülerliğini artırdı.´´Anadolu Rock´ın genç kuşak temsilcisi ve Cem Karaca´nın takipçisi olarak anılmaya başladı.
´´Anadolu rock zamanında doğru söylenmiş bir söz .Ama Türkiye´nin rock müziği zaten Anadolu kaynaklı olmak zorundadır.Yoksa taklit müzik olur.Ben burada yaşıyorum,Harlem´den Washington´dan etkilenecek halim yok.Erzincanlısı,Sivaslısı var,Karacaoğlan, Dadaloğlu.Emrah var.
Sadece jimmy Hendrix´ten beslenmek olmaz.Onlardan işin tekniğini,enstrümanlar düzenlemeler konusunda etkilenebilirim.Cem Karaca benim için dünyanın gelmiş geçmiş en büyük şarkıcılarından birisidir.Onun müziğiyle 15 yaşındayken ´´Dadaloğlu- Karayılan ´´ kasetiyle tanışmıştım.Cem Karaca´yı örnek aldım bazen onun gibi söyledim,bazen duruşu hoşuma gitti, taklit ettim.
Rock müzik söylediğim için en çok Cem Karaca´ya benzetiyorsunuz ama aslında ben en çok Zeki Müren´i örnek aldım.Kendimi bulana kadar çok insanı taklit ettim.Öykünme önemli bir öğrenme yoludur.Taklitten sıkıldığınız an kendinizi bulursunuz.´´
Kıraç´ın son albümünün adı Kayıp Şehir .
´´Her albümde hem müzikal deneyim ,hem hayata bakış açısından geliştiğimi düşünüyorum.´´Kayıp Şehir bendeki büyük değişimin ilk temel taşlarından biri oldu.Rock ve popüler müziğin üzerinde bir şeyler yaptığımı düşünüyorum.Tabi tek başıma değil arkadaşlarımla beraber ,uzun düşünceler ,uzun süreçler,uykusuz sabahlar sonucunda oldu bu.
Kıraç, sanatçının siyasi partilerle ilişkili olmamasını ,ama dünya görüşünü de belirtmekten kaçınmamasını da söylüyor.Siyasi görüşler arasında denge kurmaya çalışırken kendisini ´´milliyetçi ,müslüman,komünist´´olarak tanımlayan Kıraçl´a bu bu görüşü anlatmasını istemeden yeni albüme dönüyoruz.Albümde en güzel olan parçalardan bir tanesi de Hep Sen Kayıp Şehre uzanan bir şarkı bu .Bir kadına yazılmış aşk değil kendi deyişiyle ´´çok daha büyük bir aşkın ´´şarkısı.
´´İnsanlar ,dünyaya gelişlerinden itibaren hep bir şeyleri arar.Bilemediğini,aşk gibi bir şey.Aşık olduğu zaman ´buldum´ sanıyorsun sonra bulamadığını görüyorsun.Orhan Veli´nin Duyuyorum Anlatamıyorum şiirinde dediği gibi hissedilen bir yer.Herkesin içinde böyle bir yer vardır.Ben adını Kayıp Şehir koydum adını.Sanki ben oradaydım da kaybetmişim gibi.Hayatımın yolculuğu onu aramakla geçiyor.Dünyada adalet ve mutluluğun olmadığına inanıyorum ama bir yerlerde olduğuna eminim.Olmayan bir şeyi hayal edemeyiz ki....´´