Yeni
albümü 'Yolcu'da halk türkülerini rock formatında yorumlayan Kıraç,
değerlerimize sahip çıkmadığımızdan şikayetçi: Mistizmi ille de 'Yüzüklerin
Efendisi'nde aramayın; 'Binbir Gece Masalları' var, 'Leyla ile Mecnun' var...
Doğu'dan Batı'ya kurduğu köprüyle,
bu topraklarda sanatçı olmanın değerini bilenlerden o... Yaptığı
dizi müzikleri, arada bir sert çıkışları,
farklı tarzı ve yorumu ile değişik bir sanatçı portresi çizen
Kıraç'la; yeni albümü 'Yolcu'yu, bu ülkede sanatçı ve baba olmayı konuştuk...
Son
albümünüzün ismi 'Yolcu'. Yolculuk nereye bu defa?
Başı
sonu belli olmayan bir zamanda yolculuk... Bir önceki albüme
'Benim Yolum' demiştim. Benim yolumda giderken; gördüklerimi, seçtiklerimi,
insanlarla paylaşmak istediklerimi anlatabilmek için 'yolcu'
tanımlamasını doğru buluyorum.
Bu
albümün, diğer albümlerinizden farkı ne?
Çok farklı değil, sadece halk şarkılarına ağırlık verdik albümde. Bazıları
biliniyor, bazılarını
ilk defa benden duyacaklar. Farklı düzenlemelerle, rock formatında
dinleyecekler türküleri.
KÜLTÜRÜMÜZE ÇOK UZAĞIZ
Türküler yeterince dinleniyor ve seviliyor mu sizce?
Bunu şöyle anlatayım: "Biz Avrupalı olacağız" deriz ama medeniyet başka,
Avrupalı olmak başka bir şeydir. Bir Avrupalı gibi yiyip, Avrupalı gibi
giyinirsek medeni olacağımızı sanırız. Kültürümüzün bizi geriliğe mahkum ettiği
hissine kapılıp, kendi kültürümüzden uzaklaşırız. Bu, çok cahilce bir
düşüncedir. Sömürülen toplumun da problemi budur: Kendinin farkında olmamak.
Bizim ülkemizde İngilizce bilmeyeni adam yerine koymazlar mesela; en az iki-üç
dil bilmeniz gerekir. Bunlar hep sömüren ülkelerin dilleridir; Nijeryaca değil
mesela İngilizce... Eğer bir ülke, kendi kültürünü doğru harmanlayarak, modern
dünyaya taşıyamazsa mümkün değil çağdaş medeniyet seviyesine ulaşamaz. Gidin bir
Avrupa ülkesine; modadan mimariye kadar, hayatın her alanında kendi
kültürlerinin modernleşmiş halini bulursunuz. Doğrusu da budur. Ama bizim gibi
sömürülen ülkelerde, hep başkalarının izlerini bulursunuz. Böylece dışarıdan
sizi kontrol edebilmeleri kolaylaşır. Oysa kimlikli bir toplumu, kolay kolay
kontrol edemez dünyayı yönetmek isteyen güçler.
BİR TEK KIRAÇ'LA OLMAZ!
Peki siz, unuttuğumuz bu değerleri hatırlatmak gibi bir misyon mu
yüklendiniz?
Sanatçı özenilen, daha özgür düşünen kişidir, toplumunun önündedir ve dönüp
toplumuna "Hey, bir dakika, uyarıyorum seni" diyebilir. Ama sanatçılar da bunu
göremezse, o toplum bizimki gibi olur işte. Bir tek Kıraç'la olmaz! Türkiye'yi
ya da dünyayı kurtarmak gibi fantastik bir niyetim yok. Sadece kendi kimliğimi
korumaya ve düşüncelerimi anlatmaya çalışıyorum.
Kendinizi doğru ifade ettiğinizi ve doğru anlaşıldığınızı düşünüyor musunuz?
Doğrudan kastınız
yüzde 100'se eğer, imkanı yok! Ama belli bir oranda Türkiye'nin
beni anladığını düşünüyorum. Farklı bir yere koyduklarını, samimi olduğumu
gördüklerini düşünüyorum. Bazen genç bir müzisyen olarak çok riskli şeyler
söylüyorum ama ona rağmen beni anlıyorlar demek ki! Zaten derdimin tamamını
kelimelerle anlatabilsem, şarkılara gerek kalmazdı.
Kıraç'ın sözlüğü
Aşık
Veysel: Ozan
Cem
Karaca: Baba
Barış
Manço: Abi
Rock
müzik: Zavallı
Gitar: Aşk
Bağlama:
Serüven
Türkü:
Evren
Türkiye:
Yanılgı
Evlat:
Büyü
Aşk: Sevda
Yolculuk:
Sonsuzluk
Atatürk:
Yalnızlık