Kıraç, bir süredir üzerinde çalıştığı türkü albümü “Yolcu”yu tamamladı,
ilk klibinde de Bennu Yıldırımlar ile kamera karşısına geçti. Bir yandan tiyatro
kurmaya hazırlanan, diğer yandan yeni bir dizinin müzikleri üzerinde çalışan
ünlü müzisyen, albümünü, projelerini ve 7 ay önce dünyaya gelen kızı Iraz
Elif’le ilişkisini anlattı
* “Yolcu”da hangi türküler var?
- 12 halk şarkısı var. Aşık Veysel ve Ali Ercan’dan birer, İzzet Altınmeşe ve
Selahattin Bölük’ten de ikişer parça var, diğerleri ise anonim.
* Türkü albümü fikri nasıl ortaya çıktı?
- Aslında “neden olmasın”dan çıktı fikir. Hepimiz bu toprakların insanlarıyız.
Bu türküler benim fikirlerime çok uygun... Bir de bende “kendim yaptım” egosu
yok. Zaten kendi yaşadıklarımla şarkılar yapıyorum. Bunlarla birlikte halk
şarkılarını da yorumlayıp, kendime ait yapabiliyorum. Benimki “bir türkü
söyleyeyim” değil. Bu türküler benden ve hissettiklerimden asla kopuk değil...
* Peki albümde yer verdiğiniz türküleri neye göre seçtiniz?
- Hepsi benim uzun yıllardan beri söylediğim, içselleştirdiğim parçalar.
* “Yolcu”dan beklentiniz nedir?
- Türkiye’deki tüm yaşam tarzlarına hitap eden bir albüm bu. Herkes işsizlik,
parasızlık, son günlerde de grip yüzünden tedirgin. Umarım bu albüm dinleyenleri
bir nebze de olsa rahatlatır.
BENNU YILDIRIMLAR İLE DUYGULARIMIZ KARŞILIKLI
* “Sunam”a çekilen klipte Bennu Yıldırımlar da rol aldı. Nasıl bir çalışma çıktı
ortaya?
- Güzel bir klip oldu. Hüseyin Karagöz çekti. Bennu Yıldırımlar ile çalışmak ise
benim fikrimdi. Benim şarkılarımda anlatmak istediğim hüzün Bennu Hanım’ın
yüzünde var. Zaten uzun zamandır onunla klip çekmek istiyordum. Klipte de onu
ayrılık yaşayan üzgün bir kadın olarak izleyeceksiniz.
* Bennu Hanım’ı klipte oynamaya nasıl ikna ettiniz?
- Bir arkadaş ortamında karşılaştık kendisiyle. Oyunculuğunu ne kadar
beğendiğimi anlattım. “Duygularımız karşılıklı” dedi, müziğimi sevdiğini
söyledi. Ben de klibimde oynamasını istediğimi söyledim, kabul etti.
* Gelelim dizi müziklerine... Bir dizinin müziğinde Kıraç’ın imzası
varsa, reyting garantidir diyorlar. Siz ne diyorsunuz bu yoruma?
- Reytingler bazında baktığımızda öyle... Jenerik, müziklerin yükseldiği bölüm
reytinglerde gözüküyor. Elimizde bilimsel bir veri de var yani. Dizilere müzik
yaparken bunu bir iş gibi görmüyorum, elimden geleni yapıyorum. Set
çalışanlarından oyunculara kadar herkes iyi bir iş ortaya çıkarmayı istiyor.
Görüntüler bana geldiğinde, ben de o hisse kapılıyorum.
* Görüntüler size geldiğinde nasıl bir çalışma yapıyorsunuz?
- Kullanılacak tüm müzikleri ben belirliyorum. Bir sezon için ambiyanslar,
duygular dahil 150 müzik parçacığı, sekiz tema kullanıyorum.
Sinema filmi daha az külfetli.
EFSANE OLMAK İÇİN SADECE KIRAÇ YETMEZ
* Yapımcılığını TMC’nin sahibi Erol Avcı’nın, yönetmenliğini Kudret Sabancı’nın
üstlendiği, müziklerini ise sizin yapacağınız yeni bir dizi başlıyor. Bu üçlü
dizinin reklamlarında adeta bir “efsane” gibi gösteriliyor. Efsane oldunuz mu
sizce de?
- Evet, efsaneyiz! (Gülüyor) Bu ekiple üç dizi yaptık; “Zerda”, “Aliye” ve “Binbir
Gece”. Efsane oldular ama büyük paralar harcandı. Karşılığını da reyting olarak
aldılar. Efsane olmak için birçok faktörün yan yana olması gerekiyor, sadece
Kıraç yetmez. Müzisyen ekstra güç oluyor.
* TMC aynı zamanda sizin müzik yapım şirketiniz. Onların size getirdiği
ve beğenmediğiniz bir diziye müzik yapar mısınız?
- TMC’nin de olsa, beğenmediğim dizinin müziğini yapmam. TMC’nin bütün
müziklerini de ben yapmıyorum zaten. Beğenmediğim işte fayda sağlayamam.
* Şu sıralar neler yapıyorsunuz?
- Bakırköy’deki
Sinema 74’ü aldık, orayı tiyatro yapıp daha aktif bir yer haline getirmeye
çalışıyoruz. Tiyatro ekibimiz var, müzikaller yapmak istiyorduk, böylece
temellerini atmış olduk. Onun dışında TRT Çocuk için “Pepe” adında bir animasyon
hazırlıyoruz.
* Bu düzen baba olan Kıraç için yorucu değil mi?
- Ben yerimde duramam. Bazen işlerime yetişemediğim de oluyor ama iki,
üç işi aynı anda yürütmekten hoşlanıyorum.
MEME VERMEK HARİÇ HER ŞEYİ YAPIYORUM
* Kızı dünyaya geldiğinde Kıraç nasıl biri oldu?
- 10 numara adam oldu! Evlat sahibi olmak çok güzel bir şey. Arkadaşlarımı da bu
konuda motive etmeye çalışıyorum. Çocuk, hayatın başladığı nokta. Yedi ay önce
Iraz Elif dünyaya geldiğinde, hayata başka bir bakış açısıyla yeniden başladım.
Gerçek ve güzel bir zemine oturuyor hayat. Kendinize dikkat ediyorsunuz, hayatın
içsel ve dışsal anlamlarını kavramaya başlıyorsunuz.
* Kızınızın bakımına yardımcı oluyor musunuz?
- Evet, meme vermek dışında ne varsa yapıyorum. Çocuk bakarken iletişimin sadece
konuşmayla olmadığını görüyorsunuz. Onun her tepkisinin ne demek olduğunu
anlayabiliyorsunuz.
* Sizce konuşmaya başladığında önce anne mi diyecek, baba mı?
- Ben anne demesini istiyorum. Biraz zor bir kelime. Annenin bir hakkı var orada
ama korkarım baba diyecek çünkü söylemesi daha kolay.
* Biraz büyüsün, sizin açınızdan çok daha güzel olacak, çünkü kızlar
babaya düşkün olur...
- Ben zaten bunu bildiğimden hep kızım olsun istiyordum.
BENİ MARDİNLİ DE ANLIYOR CİHANGİRLİ DE
* Doğu’da çok seviliyorsunuz. Bu durumu neye bağlıyorsunuz?
- Geçmişte benim yolumda olan Cem Karaca, Barış Manço gibi önemli isimlerin
yanına toplum beni de koydu. Biz direkt ülkemize bakıyoruz. Benim gözüm hep
oralarda. Diğer arkadaşlarımız ya Batılı ya da Doğulu ama Batı özentisi. Bu
yüzden beni Mardinli de anlıyor, Cihangirli de.
Röportaj: Sinem VURAL
Hürriyet