Yeni albümü ' Benim Yolum ' u bir hafta önce çıkaran Kıraç, her parçasının
çalıntı olduğu iddialarından bunalmış: Saygınlığımı kaybettiğimi düşündüğüm
anda müziği bırakırım! Benim müziğimi dikkatle dinleyenlerin benim hakkımda
böyle bir düşüncesi olamaz! .
Türk rock müziğinin aykırı sesi Kıraç, 4 yıl aradan sonra yeni albümü
'Yolumu Bulurum'u önceki hafta yayınladı. İçinde 13 şarkının bulunduğu albüm,
'Kayıp Şehir' ve 'Bir Garip Aşk Bestesiyim' albümlerinden farklı bir sound'a
sahip. Bu farklı sound'u biraz açmak gerekirse; sözün biraz daha ileride
müziğin ise biraz daha geride olduğu diğer albümleri gibi değil, daha sert bir
yapısı var. Zaten bunu Kıraç da doğruluyor. Zaman içinde kendisini sürekli
geliştirdiğini, dinleyicinin de buna paralel geliştiğini söyleyen Kıraç
şunları anlatıyor: "Bu albümdeki sert yapı biraz sanatçı mastürbasyonu gibi
algılanır ama hayır! Öyle bir durum yok! Benim gibi birkaç sanatçı daha
Türkiye'nin kirlenen sound'unu albümlerimizle temizlemeye çalışıyoruz."
* Son albümünüzün adı 'Benim Yolum'... Yolunuzu buldunuz mu? Bu bir
tespit. Bütün albümlerim ve yaşantımla ilgili bir hikayem vardı. Sonuçta bu
bir yoldu. Sadece bu albüme denk geldiği için ismini böyle koyduk. Bu yolu
tanıtmak ve o yolla ilgili bilgi vermek istiyorduk. Yani amacımız o yolun
tespiti ve o yolu paylaşmaktı. Yoksa yolumu bulmak gibi bir şey yok!
ALBÜM ÇIKARMAK KOLAY!
* Peki Kıraç'ın müzikte paylaştığı yol ne? Ne kadar dile getirebildim
bilmiyorum ama genel olarak albümlerimde dile getirmeye çalıştığım bir şeyi
anlattım. Günümüzde dünyanın gittikçe daha umutsuz bir hal aldığını
düşünüyorum. Zaten her şey çabuk tüketiliyor. Herkes de bu seviyesizliğin bir
parçası olmak durumunda kalıyor. Bir baktım ki, dünyada, her dönemde bu çabuk
tüketim evresi yaşanmış. Başka insanları düşünen insan sayısı da çok az.
Toplum olarak büyük bir uykunun içinde yaşadığımızı düşünüyorum, bundan
kurtulmak için de cahilliğe karşı savaşmalıyız. Ama günümüzde eğitim de pirim
yapmıyor.
* Bu albümün mesajı ne? Sadece şu: 'Bir ülkedeki insanların biraz daha
kendileriyle ilgili 'ben neyim?' derdine düşmesi lazım. Yani günümüzde
şarkıcıların benim gibi konuşması ukalaca geliyor ama ben normal vatandaş
olsam da bunları söyleyeceğim. Çevrenizle ilgilenin, tek düşünceniz daha fazla
para kazanmak ve karnınızı doyurmak, daha çok araba almak ve daha fazla
kadınla sevişmek olamamalı! Dünyayı bu kadar da basite indirgemememiz
gerekiyor. Ben bir şarkıcı olarak bunları söylemeyi vazife biliyorum. Hem de
rahatsızım.
* Rahatsızlıklarınızı en çok dile getirdiğiniz albümünüz bu mu? En net
olarak dile getirdiğim albümün bu olduğu söylenebilir. Sound olarak da sert
bir albüm. Albüm içindeki yoğun müzikaliteden dolayı sert bir yapım oldu.
Yoğun müzikalite, toplumun geniş bir kesiminin çok da umrunda olmayabilir. Bu
birazcık sanatçı mastürbasyonu gibi algılanır ama hayır! Burada benim öyle bir
durumum yok! Benim gibi birkaç sanatçı daha Türkiye'nin kirlenen sound'unu
çıkarttığımız albümlerle temizlemeye çalışıyoruz. Albüm çıkarmak çok ucuzladı.
Ben ille de albüm çıkaran kişi okullu olsun demiyorum ama birazcık da işini
bilen yapsın!
FARK ANLAŞILIR
* Türk toplumu bu albümdeki sound'a hazır mı? Müzik sürekli bozuluyor
ve bunu dejenere insanlar yapıyor. Müzik gittikçe kalitesizleşiyor. Bu albümün
sound'u sert gelebilir ama ben Türk toplumunun bu sound'a hazır olduğunu
biliyorum. 13 şarkı var. 3.5-4 seneden sonra insanlara ciddi bir materyal
verelim istedik. Birazcık konsantrasyon kaybına neden olabilir ama aldığım
eleştirilere bakılırsa dinlendikçe içine girilecek. Yüksek sesle kaliteli
ortamda dinlenirse fark anlaşılacak. Bu albümün tamamının beğenileceğini ve
kıymetleneceğini düşünüyorum. 'Ne Kıraç aynı şeyi yapıyor' desinler ne de 'Sen
ne yaptın? Biz seni böyle bilmiyorduk. Ne gerek vardı' demesinler... Felsefesi
de olmalı! Verdikleri paranın tam hakkını almak dinleyicinin hakkı ve bana
saygı duyduklarını biliyorum.
Kendimle rakip değilim ki!
* Yaptığınız dizi müziklerinin, albümlerinizin önüne geçtiğini düşünüyor
musunuz?
Zaman zaman geçti. Ama ikisini de ben yaptığım için bir sıkıntıya düşmedim.
Çünkü kendi kendimin rakibi değilim! 'O benim yan işim' diye düşünemem.
İnsanların dizi müziklerini sevmesinden de memnunum
* Eurovision'da Sertab Erener'in birinci olduğu dönem eleştirileriniz vardı.
Bu yıl nasıldık? Eurovision başlı başına bir facia! Bana teklif etmeyi
düşünseler bile son anda vazgeçerler. Bu adam orada çıkar, bir şey der diye...
* Yapar mıydınız? Bu mantık değişmediği müddetçe olmaz. Ben Müslüman, milliyetçi
ve komünistim. Oraya Kıraç değil, kasedi olmayan biri çıkmalı. Ayrıca İngilizce
konuşalım maymunluğuyla oraya katılmayalım! Madem müzik evrensel, o zaman Arapça
katılalım! Niye Arapça, Farsça konuşmuyoruz. Maymuna döndük. Bizden
tiksiniyorlar. Gittikçe komik oluyoruz. Adam bir şarkı yapıyor, Türkler
anlamıyor. Hepimiz İngilizce öğrenmek zorunda değiliz. Bu zorunluluğumuz yok!
* Peki nasıl katılmalıyız? Yeni bir beste gerekmiyorsa, bir türkü seçelim
gönderelim. Mesela; 'Eşeği Saldım Çayıra' gayet güzel bir türkü. Onunla
katılalım. Tamam serttir ama kötü değildir. Tuhaf tuhaf bakarlar. Bakın onu
İngilizce de söyleyebilirim. (gülüyor) Anlasınlar diye... Sen Necip Fazıl, Nazım
Hikmet'in yaşadığı bir ülkede küstahlık yapamazsın, kusura bakma! Kafatasçı
milliyetçilik değil benimkisi...
* 'Shake It Up Shekerim'i nasıl buldunuz? Kenan iyi müzisyen. Müziği bilir ama
İngilizce anlayışını o getirmedi. İlerici mi, gerici miyim şimdi ben?
* 40 yaşında evlenmeyi ve 3 çocuk istediğinizi söylüyordunuz. Ayşe Şule
Bilgiç'le planlarınız hala aynı mı? Mutlu bir beraberliğimiz var, herhalde çok
uzun süre beklemeyiz. Yani bir yılı bulmaz ama tarih yok şu an... Hala üç çocuk
düşünüyorum, biri yedek kalsın...
* Ayşe Hanım'ın sizi eleştirdiği oluyor mu? Eleştiriye açık bir insanım. Ayşe de
sevdiğim bir insan. Bazı konularda benden daha mantıklı. Bir de karakterlerimiz
birbirine çok yakın. Ben 17 Haziran, o da 4 Haziran doğumlu... İkimiz de İkizler
burcuyuz. İkizler burcu kendi burcundan olan insanların eleştirilerini dinler.
* En çok hangi yönünüzü eleştiriyor... Fevri olma şunları söyleme dediği oluyor
mu? İlk başlarda oluyordu. Ama alıştı. Çünkü benim hayata karşı bir duruşum var.
Onun eleştirilerini ne kabul ediyor ne de reddediyorum. Oturup dinliyorum.
Saçlarımı eleştiriyor, uzatmamı istemiyor
* Yaptığınız 'Fenerbahçe Marşı'nın çalıntı olduğu iddiaları ortaya atıldı...
Evet, '1 Mayıs' marşından çalıntı olduğu söylendi. Bırakın her şeyi teoride ve
teknikte o söyleyen kişiyle birlikte mi çaldık? Nereden biliyor? Birisi bana
bunu diyorsa ve ben onu tanımıyorsam bu art niyettir. 1 Mayıs marşını
çalamazsın ki, herkes bilir. Ayrıca Kıraç salak mı?
* 'Beyaz Gelincik'in jenerik müziği için de çalıntı iddiaları ortaya
atılmıştı... Hepsi için atıldı. En çirkini 'Fenerbahçe Marşı' için oldu. 'Zerda'
dizisinin müzikleri için 6 kişi geldi. 'Ben yaptım' diye... 500'ün üzerinde
eserim var. Meramımı insanlarla paylaşmak için başıma bu kadar iş açtım ama
hayatımı gururla yaşıyorum. Eğer farklı düşünceler olursa, elimin tersiyle her
şeyi bir anda iterim, bu işi bir anda bırakırım..
* Bu söylediğinizde samimi misiniz? Saygınlığımı kaybettiğimi düşündüğüm anda
bırakırım.
Aslı Örnek
Sabah Günaydın